Araplara göre Türk'ler

Arab menaibinde ve bilhassa Tefsir ilimlerinde,Türkler insanlık düşmanı bir canavar şeklinde tasvir edilmişlerdir. Akıl ve izana sığmayacak iftiralara uğramışlar ve ezcümle yamyamlıkla itham edilmişlerdir. İsmail Hakkı Danişment.

Buhar-i,Tabar-i, Al-Bağdad-i, Al-Balhi, Beyzavi, Makdisi, Nesefi, Nüveyri, İbn'il Esir ve diğer Tüm Arab ulemaları, yecuc ve mecuc ün aslında Türkler olduğunu ve hem arablara hemde insanlığa felaket getirici yaratıklar olduğunu savunmuşlardır.  Al-Bağdad-i; Lubab üt-Tevilfi maani-it Tenzil adlı kitabında, yecuc ve mecuc ün Türkleri tanımladığını belirterek yecüc sözcüğünün aslı ateşin seraresi ve ışığı anlamına gelen Ecic ünnar maddesindendir. onların bu adla çağrılmalarının nedeni ise kesret ve şiddetleri itibariyle  Ecic e benzetilmelerindendir. Neslen Yafes ibn Nuh evladındandırlar ve Türkler onlardandır. Bu Türklerin ileri kollarının Suriye ve Horasanda bulunduğunu anlatır. Ahmed-i İskendernamesinde, Türk herşeyi yakıp yıkan yaratık olarak tanımlanmıştır. İbn Haldun un Mukaddime kitabında, Türkler, hırsız ve talan ruhlu, kaba ve haşin, ayağını bastığı heryeri harabeye çeviren, kanun ve hukuk duygusundan yoksun diye tanımlar.  

Türk lerle arapların ilk savaşı M.S. 642 yılında Horasan, Maveraünnehir (Ceyhun, Seyhun ) ve Tohoristan bölgelerinde olmuştur. Görüldüğü gibi Arap orduları, TÜRK Yurtlarına saldırmışlardır. Arap tarihçilere göre güya Türkler 732 yılına kadar dayanabilmişler ve kafirler dağıyılmışlardır. Arapların, Türk Yurtlarında akıttıkları oluk oluk kan M.S.1000 li yıllara kadar devam etmiştir. Türk Kent lerinin Arablar tarafından yakılıp yıkılması, çocuklarının kadınlarının kitleler halinde kılıçtan geçrilmesi ,esir alınıp köle olarak Arabistana getirilmesi cihat gereği gösterilmiştir. Arab hutbelerinde ''ey alllahım (el-ilah) Türklere ait ne varsa herşeyi yoket, onların güçlerini çökert, üzerlerine felaket yağdır" diye dualar edilmiştir. Cemaatlerden de hayır temenni etki, Allah onların ayaklarının altına buzlar yerleştirde kayıp düşşünler diye dualar istenmiştir.   

1919 yılı Paris konferasında Emir Faysal, İngilterenin ve Fransanın isteği üzerine Türklere karşı birlikte savaş veren babamın isteğidir. İskebderiyeden itibaren, Diyarbakır hattının güneyinden Hint okyanusuna kadar olan bölgenin BM nin teminatı altında bağımsız Arab toprakları olarak tanınsın. 1924 lerde Mersinde Arab casusları Arab Ocakları adı altında örgütlenmişler ancak İstiklal Mahkemeleri örgütlenmeyi darmadağın etmiştir. 1965 yılında BM de Kıbrıs oylamasında Türkiye aleyhine oy kullandılar. 1976 yılında BM de Türkiyenin Kıbrısı terketme oylamasındada çekimser kalarak Türkiye aleyhine karar çıkmasına neden oldular. 1975 yılında Mısır Başkanı Enver Sedat, Kıbrısda dönen Makarios a kardeşlik telgrafı çekmiştir. O dönemde Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat, kıbrıs Rumlarına ''Biz sizleri kardeş mücadeleciler sayıyor, sizin zaferiniz bizimde zaferimiz olacaktır, çünkü düşmanımız ortak düşmandır" demiştir. Makariosun ölümünde tüm Arab Ülkeleri Bayraklarını yarıtya indirerek 3 günlük yas ilan ettiler.

Bu Kavm-i Necip ler,1900 yıllarda Anglo-saksonlarla işbirliği yaparak TÜRK ü arkadan harçerlemiş ve topraklarına onları yerleştirerek ,Güney bölgelerimizin işgaline yardım etmişlerdir. Türklerin içlerine sızarak genellikle şeyhülislamlık makamlarına gelmişler. çıkardıkları fetvalarla Anadaolu Türklerini aşağılamışlar, yönetimin güvenine dayanarak kavm-i Necip (üstün kavim) ünvanıyla hertürlü hileye başvurmuşlardır. ingiliz Lawrens le  işbirliği ederek onları korumak amacıyla orada bulunan Türk askerini arkadan harçerliyerek Arap çöllerinde binlerce Vatan askerini şehit etmişlerdir.  

Tüm bu ihanetler ATATÜRK döneminde; Türk çocuğu öğrensin diye ders kitaplarına konulmuz.  ancak onun ölümünden sonra ki 10 yıllık devrede kitaplardan çıkartılmıştır. Türk ün 7000 yıllık islamiyet öncesi şanlı Tarihi görmezden gelinerek,  1071 başlangıç alınarak Türk gençliğine, Türk-İslam sentezi (sapıklığı) uygulanmıştır. MS 642 den bugüne arabın Türk e olan kini yok sayılmıştır, halen sayılmaktadır. Terörist her türlü melanet güneydoğu sınırlarımızdan gelmektedir. Bugün Batılı güçler tarafından beslenen, desteklenen pkk lılar, ermeni diasporası. mavri mira yanlıları (ekümenikler) arap topraklarındaki kamplarda eğitilerek üzerimize salınmaktadırlar.  Ancak, ben Türk Milletini sıradan bir ferdi olarak, ortadoğu topraklarında ABD ,İngiltere ve koalisyon güçlerinin ve İsrail in uyguladıkları amansız şiddeti ve kan dökmeyi şiddetle kınıyorum. Çocuklara, kadınlara, savunmasız sivil halka uygulanan vahşet insanlık dışıdır.  Türk ü laik rejimi nedeniyle kafir ilan edenler, bombalanan camilerde ibadet eden müslümanlara uygulanan kanlı saldırılara karşı ne yapıyorlar.
 1984 yılından bugüne 5,600 Türk askeri şehit edilmiştir. Vatan için şehit olan kahraman Türk ün kanında, her komşumuzun ve komşumuz olmayan Batılıların parmağı vardır.

İslam dini, Arap Milliyetçiliği'dir, Arap Yayılmacılığı'dır.

islam dini, arap yayılmacılığı ve arap milliyetçiliğinin diğer bir tanımıdır. islam dini araplar için indirilmiş
bir din'den öteye gitmez. muhammed kur'anda şöyle der ''arapları sevmek şu nedenlerden dolayı zorunludur. çünkü ben bir arap'ım, çünkü kur'an arapça inmiştir, çünkü cennet sakinleri arapça konuşur. arapları seven beni seviyor demektir, araplardan nefret eden, benden neftret ediyor demektir, arapları sevmek iman sahibi olmak demektir. insanlığın en mükemmel ve yüce olanı araplardır. arapların en yüce olanıda kureyşlilerdir. kureyşlilerin en yüceside Beni Haşim Kabilesidir." der. (muhammette bilirdi elbet, geride birşeyin kalmadığını.. Engsehol) kısacası islam dini, yahudi dininden alınmışların yanı sıra, bütünüyle arap gelenek ve göreneklerine göre biçimlendirilmiş, diğer kavimlerin yapı ve karakterlerine uyumsuz, ancak kılıç zoru ile, cennet düşleri ve cehennem korkusuyla benimsettirilen beni haşim'in sülale geleneklerdir. Diğer yandan arapların kendi içinde, muhammed'in ölümünden sonra başlayarak süren dinsel-mezhepsel ve siyasal kavga günümüzde de halen devam etmektedir. (
TB)